Tarih : 17.07.2026 - 03:21

DOA'dan yılda 1 milyar dolar 25 bin ek istihdam

Recep ERÇİN

DOA Sistemi tam kapasiteye ulaştığında yılda 25 milyar adet ambalaj toplanacak. Böylece ekonomiye 1 milyar dolarlık katkı ve 25 bin de ilave istihdam sağlanacak. TÜÇA Başkanı Nurullah Öztürk, sistemin genel bütçeden fonlanmadığını “kirleten öder” mantığı ile finanse edildiğini bildirdi.

Türkiye adım adım depozi­to sistemine geçiyor. De­pozitosu Olan Ambalaj­lar (DOA) Sistemi'nin ilk fazı olan yerli ve milli yazılım, makine üre­timi ve pilot bölge uygulamaların­dan sonra 1 Temmuz 2026 itibarıy­la ikinci faza geçildi. Geçen 2 hafta­lık süreçteki gelişmeleri aktarmak üzere bir basın sohbet toplantısı düzenleyen Çevre, Şehircilik ve İk­lim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) Baş­kanı Nurullah Öztürk, entegrasyon döneminin 2 yıl süreceğini bildirdi.

Öztürk, sistemin şu anda herhangi bir şekilde depozito ücreti maliye­ti doğurmadığını, finansmanın ise yine GEKAP kapsamında “kirleten öder” anlayışıyla sağlandığını ve merkezi bütçeye herhangi bir yük getirilmediğini önemle ifade etti.

Amaçlarının Türkiye’de yıllık orta­ya çıkan 25 milyar adet içecek am­balajının tamamını sisteme kazan­dırmak olduğunu anlatan Öztürk, “Alüminyum, pet ve cam olmak üzere üç çeşit içecek ambalajı mev­cut. Ambalajlar toplanmadığın­da çevre kirliliğine neden oluyor. Dünyada da depozito sistemini uy­gulayan örnek ülkeler var. Almanya bunlardan biri ama biz dünyadan farklı bir iş yaptık. Sistemimiz ta­mamen yerli ve milli kaynaklarla oluşturuldu. Diğer ülkeler de bizi izliyorlar. Bu bakımdan sistemin ihracatı gündeme gelebilir” bilgile­rini paylaştı.

İşletmelerin ağırlığı daha fazla

DOA Sistemi’nde makinelere bir ambalaj atıldığında üzerinde yer alan etiketteki barkodun okundu­ğunu kaydeden Öztürk, halihazır­da hem yurt içinde üretilen ürün ambalajlarına hem de yurt dışın­dan gelenlere barkod basıldığını söyledi. Etiketi sahte olan amba­lajları makinelerin almadığını ve­ya alma durumu olsa bile ödeme gerçekleşmediğini belirten Öz­türk, “ATM gibi doğrulama birimi var” dedi. Sistem sayesinde hem çevre kirliliğinin önüne geçildiği­ni hem de ambalajı üretmek için gerekli hammaddenin yerli atık­lardan tedarik edildiğini kayde­den Öztürk, “Sağlıkla ilgili olarak bakıldığında plastikler doğada çö­zünmüyor. Bunları balıklar yiyor. Onları da biz tüketiyoruz” ifadele­rini kullandı.

Öztürk, entegrasyon sürecinde esas ağırlığın bireylerden ziyade işletmelere kayacağını not etti. Bu­na göre, 25 milyarlık ambalajın 16 milyar adetlik kısmı otel, restoran gibi işletmelerde ortaya çıkıyor.

GÜNÜN YORUMU

55 yıldır medya dünyasındayım. Yazılı ve görsel basında bütün kademelerde görev yaptım. Ekonomide doğru analiz en büyük şiarım.

Üye Olun

Kısa Yollar