Türkiye’de otomotiv sektörü hem üretim hem ihracat hem de iç pazar olarak en zor yıllarından birini yaşıyor. Özellikle son dönemde pazar rekor yıllara göre hızlı bir daralma sürecine girerken, yılın ilk 9 ayında üretim yüzde 6 küçüldü. Bu dönemde toplam ihracat yüzde 10 düşerken, dolar bazında ihracat ise yüzde 2,8 arttı.
Fakat bu tabloya rağmen yerli üretim modellerinde artışla birlikte, Made in Türkiye logolu araçlarda artış hız kazandı. Pazardaki yerlilik oranı neredeyse 2023 yılına geri ulaştı. Geçen hafta İstanbul’da gerçekleşen toplantıda açıklamalarda bulunan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, otomotiv üretiminin 971 bin adet olduğunu, kapasite kullanım oranının da 5 puan gerilediğini kaydetti.
İç pazardaki daralmaya rağmen yerli üretimden satışların toplam pazar içindeki payının yükseldiğine işaret eden Eroldu, geçen yıl yüzde 29 olan oranın bu yıl yüzde 34’e çıktığını belirtti.
Yeni yatırımlarla bu oran artacak
Alt kırılımlarda otomobillerin payı yüzde 29’dan yüzde 35’e, hafif ticari araçların payı yüzde 21’den yüzde 24’e, kamyonların payı ise yüzde 59’dan yüzde 64’e yükseldi. Eroldu, Türkiye’de kullanılan otobüslerin ise neredeyse tamamının yerli üretim olduğunun altını çizdi. Eroldu, yerli üretimin iç pazardaki payını daha da artırmayı hedeflediklerini ifade ederek, yeni yatırımların devreye girmesiyle bu oranın önümüzdeki dönemde yükselmesini beklediklerini söyledi.
Üretimdeki düşüş otomobilden geldi
Yılın ilk 9 ayında üretim ve ihracat performansındaki gerilemenin ağırlıklı olarak otomobil grubundan kaynaklandığını belirten Cengiz Eroldu, otomobil üretiminin yüzde 17, ihracatının ise yüzde 27 azaldığını açıkladı. Eroldu, hafif ticari araçlarda hem üretim hem de ihracat artarken, ağır ticari araçlarda da üretim ve ihracattaki yükselişe de dikkat çekti.
“Kamyon grubunun ilk 9 aylık performansı da olumlu seyretti” diyen Eroldu, “Otomobil üretimindeki gerilemede yeni yatırımların devreye alınması sürecinde fabrikalarda yaşanan faaliyet kayıpları etkili oldu. Özellikle yılın ikinci çeyreğinde yeni modellerin üretim bantlarına yerleştirilmesi nedeniyle çalışma temposunun düştü, mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30’lar seviyesinde gerilemeler görüldü” dedi.
Yatırımların üretim hatlarına yansımaya başladığını açıklayan Eroldu, otomotiv sanayisinin önümüzdeki aylarda geçen yılın aynı dönemlerine göre daha iyi sonuçlar elde etmesini beklediklerini sözlerine ekledi. Eroldu, sektörün yaptığı yatırımların etkisinin önümüzdeki yıl daha belirgin görüleceğinin de altını çizdi.
Kur ve enflasyon üretim ortamını desteklemiyor
Cengiz Eroldu, özellikle kur ve enflasyon koşullarının ihracat ve üretimi desteklemediği bir ortamda kapasite kullanımının gerilemesinin otomotiv şirketlerinin maliyetleri açısından ikinci bir sorun yarattığına dikkat çekti. Eroldu, üretim hacminin düşmesiyle birlikte mevcut kapasitenin daha az kullanılması, sektörün karşı karşıya olduğu maliyet baskısını artıran unsurlar arasında yer aldığını da kaydetti. Eroldu, “Buna karşın yatırımlarını sürdüren otomotiv sanayisinde yeni projelerin üretim ve ihracatı desteklemesi bekleniyor” dedi. Eroldu, Hyundai, Otokar, Oyak Renault ve TOFAŞ’ı örnek gösterdi.
Çin’in ihracatı % 67 arttı
Çin’de resmî rakamlara göre toplam kurulu otomotiv üretim kapasitesinin 45 milyon adedin üzerinde bulunduğunu anlatan Cengiz Eroldu, “Ülkenin 2025 yılındaki toplam üretimi 34,4 milyon adet olurken kapasite kullanım oranı yaklaşık yüzde 75 seviyesinde gerçekleşti. Çin’in iç pazarındaki daralmaya karşın ihracatını artırması, küresel rekabet üzerindeki baskıyı yükseltti. İlk 8 ayda Çin’in iç pazarı yüzde 22 daralırken, toplam üretimdeki gerileme yüzde 3,8 seviyesinde kaldı” diye konuştu.
Eroldu, bu veriler üzerinden Çin’in 2026 yılını yaklaşık 30 milyon adet üretimle tamamlayabileceğini belirtti. Eroldu, Çin’in ilk 8 aylık otomotiv ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 67 artarak 7,1 milyon adede ulaştığını ifade etti. Eroldu şöyle devam etti: “Çin’in ihracatında Rusya ve Brezilya öne çıktı. Avrupa ülkelerine yapılan sevkiyatlarda da yüksek rakamlar görüldü.
Çin’in Rusya’ya ihracatı ilk 7 ayda 500 bin adedi aştı. Belçika’ya 270 bin, İtalya’ya ise 180 bin civarında araç gönderildi. Avrupa Birliği’nin bazı ek vergilerine karşın Çinli üreticilerin yeni pazarlara yönelme çabası sürdü. Bu eğilim Avrupa otomotiv sanayisini korumaya yönelik düzenleme tartışmalarını hızlandıran etkenlerden biri oldu.
Avrupa Birliği’nin Çin ile toplam dış ticaret açığının 2025’te 304 milyar dolara ulaştı. Otomotiv grubunda aynı yıl 17 milyar euroluk açık verildi. Avrupa’nın otomotiv ithalatındaki baskı bu yıl daha da belirginleşti. İlk 7 ayda Çin’den Avrupa’ya otomobil ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 172 arttı. Çinli markaların Avrupa’daki pazar payı da geçen yılın ilk 8 ayındaki yüzde 6 seviyesinden bu yıl yüzde 10’a yükseldi.”







