EBRD Başkanı Odile Renaud-Basso, Türkiye'de bu yıl halihazırda 2,5 milyar avro yatırım gerçekleştirdiklerini ve bu yatırımların yıl sonunda 2,7 milyar avroyu aşarak rekor seviyeye ulaşmasını beklediklerini açıkladı.
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) BaşkanıOdile Renaud-Basso, Türkiye’ye bu yıl yapılan yatırımların 2,7 milyar euroyu aşarak rekor seviyeye ulaşmasını beklediklerini açıkladı. Yatırımların 1,7 milyar eurosu yeşil projelere ayrıldı.
Renaud-Basso, bankanın Londra'daki genel merkezinde, 9-20 Kasım'da Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde AA muhabirine COP31 beklentileri ve EBRD'nin Türkiye'deki yatırımlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
İklim değişikliğiyle mücadele kapsamında Paris Anlaşması'nın temel hedefi olan sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma doğrultusunda ülkelerin birçok taahhütte bulunduğunu söyleyen Renaud-Basso, bu taahhütleri gerçekleştirmek için iddialı bir çaba gerektiğini dile getirdi.
Renaud-Basso, bu açıdan Türkiye'nin başkanlığını yürüttüğü COP31'de odak noktasının "taahhütlerin uygulanması" olacağını belirterek, söz konusu taahhütleri hayata geçirmek için tüm dünyada büyük çaplı yatırım ve dönüşüm gerektiğinin altını çizdi.
Son yıllarda piyasaları etkileyen Kovid-19, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki savaş nedeniyle iklim değişikliğiyle mücadele taahhütlerinin uygulanmasında zorluklarla karşılaşıldığını anlatan Renaud-Basso, bu gelişmelerin bir anlamda temiz enerji dönüşümünü de hızlandırdığını aktardı.
Renaud-Basso, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki tedarik kesintileri sonrasında ortaya çıkan enerji kriziyle birçok ülkede, özel sektör başta olmak üzere, yenilenebilir enerjiye büyük ilgi oluştuğuna dikkati çekerek, "Örneğin, Türkiye yenilenebilir enerji alanındaki çalışmalarını gerçekten hızlandırıyor. Ancak özel sektörün bu alandaki yatırımlarını önemli ölçüde artırdığı Mısır gibi ülkelerde de benzer bir durum gözlemliyoruz. Bir bakıma bu durum, enerji jeopolitiğini yeniden şekillendirebilir çünkü fosil yakıtlar açısından yoksul olan bazı ülkeler, yenilenebilir enerji konusunda çok güçlü hale gelebilir ve yeşil enerji ihracatçısı olabilir. Bu ülkeler bölgesel düzeyde gerçek enerji merkezlerine dönüşebilir." diye konuştu.







