Başta Japonya, Çin, İtalya, ABD ve Fransa olmak üzere birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomi devasa borç yükleri altında çıkış yolu ararken Türkiye, hem düşük borç oranı hem de sağlam rezerv yapısıyla küresel piyasalarda güven tazeleyen bir profil çiziyor.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve ilgili ülke maliye bakanlıklarının son verilerine göre; gelişmiş ekonomilerde kamu borcu sürdürülebilirliği, tarihsel bir testten geçiyor.
OECD verilerine göre, gelişmiş ekonomilerde kamu borcunun GSYH’ye oranı ortalama yüzde 110 seviyesini aşmış durumda. Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da yaşlanan nüfus, artan sosyal harcamalar, artan savunma harcamaları ve yüksek faiz ortamı borç yükünü sürdürülemez bir noktaya taşıdı.
Japonya yüzde 237’ye ulaşan borç oranıyla listenin başında yer alıyor. 2026 bütçesinde faiz ödemelerinin 31 trilyon yeni aşması ülke ekonomisini kırılgan bir sürece soktu.
Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’de kamu borcu GSYH’nin yüzde 124’üne ulaşırken; Kanada yüzde 113, Fransa yüzde 111,7 ve İtalya yüzde 137,8 ile kritik sınırların üzerinde seyrediyor.
Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, dünyanın en büyük altın rezervine sahip ülkesi olan ABD, 8 bin 133,5 tonluk stokuyla listenin başında yer alıyor. ABD'nin toplam rezervlerinin yaklaşık yüzde 79'u altından oluşuyor.
Almanya, 3 bin 350,3 ton ile listenin ikinci sırasında yer alırken İtalya 2 bin 451,8 ton ve Fransa 2 bin 437 ton ile geleneksel altın tutma politikalarıyla ilk beş içindeki yerlerini muhafaza ediyor.
Son yıllarda dolardan uzaklaşma stratejisi izleyen Rusya 2 bin 333 ton, Çin ise 2 bin 306 tonluk rezerviyle küresel ligde belirleyici rol oynamaya devam ediyor.
Türkiye, merkez bankası düzeyindeki stratejik alımlarıyla dünya sıralamasında üst sıralara tırmanmayı başardı.
TCMB verilerine göre resmi altın rezervleri 641,3 tona ulaşan Türkiye, Japonya ve Hindistan gibi devlerin hemen ardında yer alarak dünyanın en çok altın tutan 10. ülkesi konumuna yükseldi.
TÜRKİYE KAMU BORÇ YÖNETİMİ VE ALTIN REZERVLERİNDEKİ ARTIŞLA ÖNDE
Birçok OECD ülkesinin aksine Türkiye, kamu borç yönetiminde sürdürülebilir bir tablo sergiliyor.
Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’nin kamu borç stokunun GSYH’ye oranı yüzde 24,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, yüzde 60 olan Maastricht Kriterleri ve OECD ortalamasının oldukça altında kalmasıyla dikkati çekiyor.
Ülkenin net borç stokunun GSYH’ye oranının yüzde 18,2’ye kadar gerilemesi ise Türkiye’nin elindeki finansal varlıkların borç karşılama kapasitesindeki gücü teyit ediyor.








55 yıldır medya dünyasındayım. Yazılı ve görsel basında bütün kademelerde görev yaptım. Ekonomide doğru analiz en büyük şiarım.